e dergi

 

 

 Ana Sayfa          İletişim

 

solmenu

  Yazarlar

  Ahmet Nazlı
  Ali Oktay
  Halil Doğan
  İbrahim Ünal
  M. Gökay
  Nuri Çakır
  Ömer Faruk Uysal
 

Bugünkü Gazetelerin ilk sayfalarını incele

Yeni Sayfa 1

Google
 

 

edergim Sayı 1 de bulunan yazıla
     

Hergelenekon Partisi

Av. Halil Doğan

Piyasadaki yazılı, görsel, işitsel, sanal her türlü basını (hatta su baskınına uğrayan basın ekspres yolundaki basını da ) atlatarak, daha olay vukua gelmeden siz değerli okuyucularımıza aktarma fırsatı bulduk.

Şimdilik ismini açıklayamadığımız kişi, kurmakta oldukları partinin ÜST DÜZEY YETKİLİSİ. Kurulmamış partilinin yetkilisi nasıl olur diye sormayın. Ülkemizde durum böyledir. Partiyi esas olarak bir kişi tasarlar, sonra çevresine adam toplar ve partiyi kurar (lar). Sonra da parti o kişinin partisi olarak anılır. İşte Ecevit’in partisi, Prof. DR. Haydar Baş’ın partisi, Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk’ün partisi. Eğer parti birazcık kurucunun çizgisinden kayarsa, hemen yerine bir parti daha kurulur (turşu kurmaktan daha kolay zaten-laf aramızda Urfa’daki EŞKİLİ adı verilen turşunun adı bile ağzımı sulandırıyor-). Bülent Ecevit vefat edip DSP Rahşan hanımı dinlemeye başlayınca “ben de yeni parti kurarım” demedi mi, dedi.başka örnek isteyen var mı?

Şimdi bu kişinin ÜST DÜZEY YEKİLİLİĞİNE takanlar olabilir. Malum böyle ismi açıklan(a)mayan kişiler hep üst düzey yetkilisi olurlar. Adam alt düzey yetkilisi ise –ki alt düzeyde yetkili olur mu olmaz mı, onu da size bırakıyorum- niye açıklama yapsın ki. Yapsa bile biz niye bu açıklamayı almak için çalışalım ki! Bulursun üst düzey yetkili, alırsın röportajı, ismini açıklamazsın (zorunda da değilsin), gel keyfim gel.

Gel keyfim gel dedik de, konuyu dağıttığımızı anladık. Hemen konuya dönüyoruz ve flaş haberi patlatıyoruz: İsminin açıklanmasını istemeyen bu üst düzey yetkili bir parti kuracakmış.

Flaş haberlik ne var bunda diyeceksiniz? Ama partinin adı ilginç; HERGELENEKON PARTİSİ.

Ergenekon olmasın sakın dediğinizi duyar gibiyim. Ben de yanlış deyip yetkilimize sordum ama doğru duymuşum. Açık seçik olarak HERGELENEKON PARTİSİ.

Devamı

 

   

 Ağır cezalık ilhamlar

M. Gökay

 

BOĞUNUK SESLER / AĞIR CEZALIK İLHAMLAR

 M . Gökay

Ağır cezalık bir celsede,

Kesif bir karanlık var sesinde,

Sesin derinlerden geliyor.

Ürküntü ile dolaşıyorsun sanki ,

Fikir dehlizlerinde..

 

Kokuşmuş duygular soluyorsun,

Çıkmaz labirentlerde.

Haykırıyorsun, susuyorsun,

Homurdanıyorsun !

İntikamla toprağa girenlerin izlerinde.

 

Sinsi bir cinayet saatinde,

Kavgalısın yine kendinle,

Granit kayalarda çiçekler açmaz..

Biliyorsun.

Barışık değilsin evrenle..

 

Devamı

 

   

 Anayasayı millet yapar

Av. Halil Doğan

Halk isterse devletsiz de yaşayabilir. Devlet önceden var değildir. Sonradan halkın kurmasıyla ortaya çıkmıştır ve halkın güvenliği, sağlığı, halkın iyiliği gibi ortak işleri için vardır. Bireye karşı devleti koruyan bir anayasa sivil sayılamaz. Halkın kabul etmediği bir anayasa “ana” yasa da olamaz.

Anayasa ve diğer yasalarla “İdeolojik devlet” anlayışının hâkim kılınması, devlet memurları ve bazı devlet organlarının fetiş haline getirilmesi, sosyal ve hukuk devleti anlayışıyla bağdaşmaz. Devlet Memuruna bile “devlet” izin vermedikçe dokunulmadığı, fakat her memurun pervasızca her “vatan”daşa dokunabildiği bir devlet anlayışı ile yapılan anayasa olmaz, olsa bile meri anayasa gibi adalet duygusunu yıpratır, halkın devlete olan güvenini yok eder.

Devamı

   

 Demokratikleşme ve Meşruiyet Sorunu

Ahmet Nazlı

 

Cumhuriyetin kuruluşundan beri gerek anayasaların, gerekse geçici rejim dönemlerinde çıkarılan diğer kanunların oluşturulmasında, demokratik meşruiyet şartının gerçekleştiğini iddia etmek oldukça zordur. Bu dönemlerde, kanunların oluşturulmasında, bürokratik ve askeri seçkinlerin dominant karakteri gözlenmektedir.

Özellikle askeri ihtilallerden sonra, cumhuriyetin temel niteliklerini değiştirici anayasa değişikliklerinin yanında çok temel nitelikli kanun değişiklikleri yapılmıştır. 1980 askeri ihtilalinden sonraki 3 yıl içerisinde, 667 adet kanun çıkarılmıştır. Kanun hükmünde kararnamelerle bu sayı, 800'e ulaşmıştır. Bu kanunların, kanun tekniği açısından değerlendirilmesi bu güne kadar yapılmamıştır.

   

 

 

 

 

   

 Trafik kazası mağdurlarının hakları

Av. Ali Oktay

 

Yıl 2004. Yer Kastamonu. Henüz 30 yaşındaki genç polis memuru Mustafa, eşinin doğum sancıları tutunca hemen hastaneye yetiştirmek için komşusunun arabasını alır ve yola çıkar. Durum acildir.

Bu sebeple Mustafa sürekli hız yapmaktadır. Hatta bir iki defa trafik ekipleri kendisini durdurmuş ve hız yapmaması için uyarmışlardır.

 Fakat durumun hassasiyeti gereği yola devam etmesi için izin vermek zorunda kalmışlardır onlar da. Ancak ne yazık ki çok geçmeden aşırı hız ve dikkatsizlik sebebiyle araç yoldan çıkar. Devamı

   

 Ehl-i Dinin ‘Kamusal Alan’la İmtihanı

Ahmet Nazlı

 

Modernleşme politikaları, insanın özel alanını o kadar daralttı ki, özel hukuk ilişkileri, çok değersiz şeylermiş gibi algılanmaya başladı. O kadar ki, devlet - birey arasındaki ilişki, birey - birey ilişkisinden hiyerarşik olarak yüceltilmeye başlandı.

Geçtiğimiz yüzyılda gelişen birey hakları ile beraber, kolektif hakların da muhtevasında değişmeler ve gelişmeler yaşandı. Ancak ne olduysa oldu, toplumsal haklar yine de bir adım öteye geçti ve birey haklarının önünde ve üstünde yer aldı.

Bireysel hakların aleyhine gelişen bu toplumsal fenomen, önce kendisini bireysel haklardan daha üstün gördü, sonra da bireysel hakların sınırlarını da gittikçe daralttı. Bu gün için, hukuk metinlerinde, nasıl zarar gördüğünü anlayamadığım, bir devlete karşı işlenen suçlar ve kamusal suçlar kategorisi oluşmuş durumdadır. Kamusal haklar diye bir kategori oluşturuldu. Ve bu haklara karşı birey hakları kısıtlandı. Devamı

   

 İstişarede uyulması gereken temel prensipler

Doç. Dr. Nuri Çakır

Meşveret ortaklaşa bir muhakeme faaliyeti yürütmektir. Bu faaliyette akıl önder olmalıdır. “Akıl için yol bir” olduğundan teorik olarak her konuda oy birliğini sağlamak mümkündür ve ideal olanı budur. Ancak bilgilenme eksikliği, müzakere yetersizliği gibi hususlar oybirliğini engelleyebilir. Bu nedenle oy çokluğu ile yetinilmektedir. Devamı

 
Laikliğin tarifi yok Av. Ömer Faruk Uysal

Türkiye’de laiklik her zaman önemli olmuş, çoğu zaman da gündemi belirlemiştir. Ülkemizde ilgisiz gibi görünen pek çok konu da laiklik temellidir. Ya da dönüp dolaşıp laiklik temeline gelir, dayanır veya dayatılır.

Derin devlet, başörtüsü, imam - hatipler, cumhuriyet,  demokrasi, din ve vicdan özgürlüğü, düşünce özgürlüğü, eğitim, eğitimde fırsat eşitliği, irtica, muhalefet, iktidar, insan hakları, hukukun üstünlüğü gibi birçok konu ya laiklikle gerçekten ilişkilidir, ya da bir şekilde ilişkilendirilir.

Devamı

 
Haksız da olsa tasarım tescil belgesi olan, rakiplerinden bir adım önde mi? Av. İbrahim ÜNAL

Tasarım mevzuatında,  yeni ve ayırt edici özelliğe sahip bir tasarımı (KHK/554 m.7) ilk defa tasarlayan kimse, bunu kamuya sunmadan önce, tescil için başvuruda bulunarak, her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla 25 yıl, tasarım üzerinde tam bir tekel hakkına kavuşuyor. Buradaki yenilik ve ayırt edicilik, DÜNYA çapında yenilik ve ayırt edicilik olacaktır. Öyle ki; Dünyanın bir başka yerinde ürünün tasarlandığını bilmeyen, sonraki tasarımcı, ilk tasarımcıdan bağımsız olarak tasarladığı ürünü, ilk tasarımcının ürününden farklı değilse, bu haktan yararlanamayacaktır.Devamı

 
Yargı mensubu özgürlüğe karşı olur mu? Av. Halil Doğan
Esas görevi millet adına milleti oluşturan bireylerin özgürlüklerini korumak olan yargıda görev alan bazı hukukçuların Türkiye’de esen fert özgürlüklerinin genişletilmesi, önündeki engellerinin kaldırılması rüzgarına karşı, cansiperane bir mücadele verdikleri görülmektedir. Tamamen subjektif, ideolojik, evhama dayalı görüşlerini bir otorite edasıyla kamuoyuna sunmaktadırlar. Devamı
 

reklam

Yeni Sayfa 1
Google
 

Reklam

 

Reklam

 

Yeni Sayfa 1