Bu üründen 27 adet satılmıştır.
| Dergi: Yedikıta | Fiyat: 20,00 TL | |
|
Osmanlı Devleti’nin çınar ağacıyla tasvir edilmesi, tarih yazımında yerleşmiş ve anlamı derin bir benzetmedir. Nasıl ki ağaç, toprağa atılan bir tohumla vücut bulur; kök salar, fidana durur, gövdesi güçlenir ve nihayet gölgesiyle uzun yıllar hayatı kuşatırsa, Osmanlılar da benzer merhaleleri geçerek mütevazı bir beylikten, zamanla cihanşümul bir devlete erişmiştir. Söğüt’te tohumlanan bu ulu çınar; Yenişehir’de kök salmış, Bursa’nın fethi ile baharını yaşayarak serpilmiş, İznik’le kuvvet bulmuş, dallarını serhat şehri Edirne’ye uzatmış ve İstanbul’un fethiyle artık heybetli bir gövdeye kavuşmuştur. Böylece bir uç beyliği olarak başlayan tarihî yürüyüş, üç kıtaya yayılan geniş bir medeniyet gölgesine dönüşmüştür. Bu silsile içinde ulu çınarlarıyla meşhur Bursa, Osmanlı’nın beylikten devlete geçişinde müstesna bir eşik ve kurucu bir merkezdir. 6 Nisan 1326’daki fetih, yalnızca askerî bir zafer değil; siyasî istikrarın, sabrın ve stratejik dirayetin simgesi olmuş, genç beyliği devlet ufkuna taşımıştır. Bursa’nın fethi, bu yönüyle Osmanlı çınarının bahar mevsimidir. Bursa’nın fatihi Orhan Gazi ise fetih bayrağını Üsküdar’a kadar taşıyarak İstanbul’un fethinin erken müjdeleyicisidir. Bu ay kapak dosyamızı, fethinin 700. yılı vesilesiyle Bursa’ya ayırdık. Bu uğurdaki merhaleleri ve fethin ardından şekillenen yeni devri ele almaya gayret ettik. Bursa’nın manevî iklimine yön veren Şeyh Üftâde Hazretleri’ne de yer vererek dosyamızı zenginleştirdik. Bursa’yı yalnızca Osmanlı’ya başkentlik yapmış bir şehir değil, bir medeniyetin ruhunu yoğuran kurucu maya olarak okumaya davet ediyoruz. İstifadeli okumalar dileriz… |