Bu üründen 77 adet satılmıştır.

Moğolistan // SAYI: 83 (Ocak 2017)

Dergi: İnsan ve Hayat Fiyat: 2,00 TL

Hissiyat

İnsan hissiyatı çok güçlüdür. Annelerin hissiyatına ise diyecek yok. Ne kadar söylemek istemediğiniz şey varsa anneler hepsini çeker alır. Bakış, duruş, konuşma şekli, nefes alıp verme ahengi gibi hislerin tamamı ona veri sağlar. Doğruya ulaşmak için anneler sadece sözleri değil ortaya çıkan duyguları toplar.

Gezi yazılarında seyyah, bir nevi sözlerle duyguları toplar. Uzak diyarlardaki insanları müşahede eder, inceler, görebildiklerini kelimelere döker. Yeni sayımızda okuyacağınız “Eksi 40;’ta Eğitimle Isınanlar” konusunu yazar Ahmet Kemal Eyüboğlu milli memleketimiz Moğolistan’ı anlattı. Ziyaret ettiği eğitim kurumlarına, çocuklarının eğitimi için okullara yakın yerlere göçen
çadırlara bütün duygularını serdi. Çıkarken topladığı sözlerle duyguları sizin için harmanlayıp kaleme aldı.

Yazı ve fotoğraflarda bir annenin çocuklarının eğitimi için hayvanlarını satıp şehre gelmek zorunda kalması dikkat çekici. “Yatakhanelere veremediğim için çadırımı taşımak zorunda kaldım.” demesinin arkasında anlatamadığı derin hisleri var. Sadece patates, soğan ve havucun yetiştiği bozkırda, eksi 40; derecede yaşananları, hayatta kalmak için değil yüksek bir ideal uğruna, eğitim uğruna yaşananları anlamak gerçekten zor.

Bundan başka Ocak 2017; sayımızda sözlerden, kelimelerden çok hissiyatla ilgilenen birbirinden değerli bölüm ve yazılar var. Elinize merceği alıp anlatamadıklarımızı anlamlandırmak, fotoğraflayamadıklarımızı hayallerinizle tamamlamak sizin için artık zor değil. Çünkü yazılamayanlar yanında yazılanlar, fotoğraflanamayanlar yanında fotoğraflananlarla elinizde dolu dolu bir sayı.

Anlatabildikleri ve gösterebildikleri ile hissiyata ulaşan dolu dolu sayılarda buluşmak ümidiyle...

Kapağın Hikâyesi

Aynı avlu içinde dört çadır ve her çadırda 3-4 çocuk okul için bir kapıdan çıkıyor. Fotoğraftaki 5 yaşındaki Devran önümüzdeki yıl anaokuluna başlayacak. Yaşı çok küçük bu soğukta ‘Tabiatın eğrilttiğini eğitim düzeltemez’... büyüklerinin okula gidiş saatini gözlerken o da elindeki leğenle paytak paytak ger’den çıkıyor. Az ileride yakacakları, yığından tek tek doldurup manalı bakışları ile önümüzden geçiyor. Gözlerindeki ifade, yüzündeki renk bu coğrafyanın özeti.