Bu üründen 263 adet satılmıştır.

Bir Şirketten Daha Fazlası: Doğu Hindistan Kumpanyası // SAYI: 154 (Haziran 2021)

Dergi: Yedikıta Fiyat: 5,00 TL

İngilizler 1580’lerin sonunda Kuzey Amerika’yı kolonileştirmek için harekete geçerler. Ama geç kalmışlardır. Zira 100 yıl önce İspanyollar, kıtada zenginliklerin bol olduğu kesimleri çoktan işgal etmişlerdir. Buna rağmen İngilizler vazgeçmezler ve 1607’de Jamestown yerleşimini kurarlar. Bu kolonicilerin, yerli Kızılderililere karşı uygulayacakları işgal modeli ise bir asırdır İspanyolların Güney Amerika’da uyguladıklarına çok yakındır: Şefi ele geçirmek ve onu kullanarak yerlileri, yiyecek ve zenginlik sağlamaya zorlamak!

Aynı yıllarda kurulan Doğu Hindistan Kumpanyası (Şirketi) ise İngiliz sömürgeciliğinin Asya temsilcisi olarak kısa süre içerisinde, Hindistan’dan gelen kıymetli mallar üzerinde tekel olmayı başarır.

1750’lerde kumpanya, artık ihracatla uğraşmak yerine, doğrudan yerel zenginliklerin tamamına sahip olmak şeklinde bir strateji belirler kendine.

Doğu Hindistan Kumpanyası, Babürlü devlet adamlarının basiretsizlikleri sebebiyle, kısa süre içerisinde askerî bir güç hâline geldi ve çok önemli imtiyazlar elde etti. Vaktiyle şirket, yerli halkın ürettiği kıymetli kumaşların Avrupa’ya ihraç kapısıydı. Fakat Hintliler artık enfes kumaşlar üretmek yerine İngiltere’den satın alır oldular ve Çin’e satılmak üzere, şirket için afyon yetiştirir hâle geldiler. Hikâyenin tamamı, bu sayımızın dosya konusu oldu.

“Kolonilerimizdeki temel ihraç mallarının üretimi, güneşten uzaklıkları nisbetinde değer kaybediyor. O yüzden kuzey enlemlerinde koloni kurmaktan kaçınmalıyız.” diyen İngiliz yazar ve ziraatçi Arthur Young (ö.1820), İngiliz koloniciliğinin temel prensiplerinden birini ortaya koymuş görünüyor. Dünyanın pek çok yerinde, bugün dahi izdüşümlerini görebileceğimiz prensipler…

İstifadeli okumalar dileriz.

Düzeltme: 153. sayımızda (Mayıs 2021) yayımladığımız “Serez Kütüphanesi’nin İstanbul’a Taşınma Serüveni” başlıklı makalemizin bitiş cümlesi; “Serez Kütüphanesi’nin, Süleymaniye Kütüphanesi’ndeki son durağı birtakım soru işaretleri barındırsa da ecdad yadigârı toprakların bakiyesi, en azından şimdi huzur içinde...” şeklinde olacaktı. Düzeltir, özür dileriz.