e dergi

 

 

 Ana Sayfa          İletişim

 

 
solmenu

  Yazarlar

  Ahmet Nazlı
  Ali Oktay
  Halil Doğan
  İbrahim Ünal
  M. Gökay
  Nuri Çakır
  Ömer Faruk Uysal
 

Bugünkü Gazetelerin ilk sayfalarını incele

Yeni Sayfa 1

Google
 

Demokrat Hukukçular Derneği

 

HAKSIZ DA OLSA TASARIM TESCİL BELGESİ SAHİBİ OLAN,

RAKİPLERİNDEN BİR ADIM ÖNDE Mİ ?

 

İbrahim Ünal

Avukat İzmir Barosu

 

Tasarım mevzuatında,  yeni ve ayırt edici özelliğe sahip bir tasarımı (KHK/554 m.7) ilk defa tasarlayan kimse, bunu kamuya sunmadan önce, tescil için başvuruda bulunarak, her beş yılda bir yenilenmek koşuluyla 25 yıl, tasarım üzerinde tam bir tekel hakkına kavuşuyor. Buradaki yenilik ve ayırt edicilik, DÜNYA çapında yenilik ve ayırt edicilik olacaktır. Öyle ki; Dünyanın bir başka yerinde ürünün tasarlandığını bilmeyen, sonraki tasarımcı, ilk tasarımcıdan bağımsız olarak tasarladığı ürünü, ilk tasarımcının ürününden farklı değilse, bu haktan yararlanamayacaktır.

 

Bilgi değişimi, tüketim ve iletiminin bu denli yoğun ve hızlı olduğu iletişim çağında, Dünya çapında yenilik ve ayırt edicilik özelliğinin haklı bir kriter olduğu kabul edilmiştir. Ancak, Dünyada  her hangi bir yerde ihtilaf konusu ürünün, daha önce kamuya sunulmuş bulunduğu veya 25 yıllık koruma süresini doldurmak suretiyle kamuya mal olduğunu ispat külfeti,  genel hüküm uyarınca, bunu iddia edene düşmektedir. (TMK.m. 6) “Kanunda aksine bir hüküm bulunmadıkça, taraflardan her biri, hakkını dayandırdığı olguların varlığını ispatla yükümlüdür.”

 

Türk Medeni Kanunu “herkes haklarını kullanırken  ve borçlarını yerine getirirken dürüstlük kurallarına  uymak zorundadır. Bir hakkın açıkça kötüye kullanılmasını hukuk düzeni korumaz”  (TMK. m.2) hükmünü amirdir. Yani, kanun koyucu her türlü hakkın kullanımında ve borcun ifasında, dürüst davranılmasını emretmekte, hakkın kötüye kullanılmasını da yasaklamaktadır. Medeni kanun bir temel kanun... Dürüstlüğü emrediyor. Maal-esef, her zaman işler “dürüstlük içinde” devam ettirilmiyor... Konumuzu ilgilendiren de burası.

Tasarıma dönecek olursak;

Örneğin, Kişi yurtdışına fuara gidiyor. Orada bir ürün görüyor, ürünün kendi ülkesinde henüz piyasada olmadığını düşünerek, ürünün taklidini Patent Ofisine müracaat edip, tescil ettiriyor. Sonra ardından, benim elimde tescil belgesi var, tasarım hakkı sahibi benim deyip, tasarım hakkı sahipliğinin tüm yetkilerini, - Ki bunlar, piyasadan ürün toplatma, ceza davası için suç duyurusunda bulunma, tazminat, ürünün piyasada başkası tarafından ticaret mevkiine konulmasını engelleme gibi son derece önemli hak ve yetkiler...- kullanıyor. Bir başka deyişle,  söz konusu ürünle ilgili piyasayı, tasarım belgesi sahibi “kapatıyor”, tekeline alıyor. Elindeki tasarım tescil belgesi dava yoluyla hükümsüz sayılıncaya kadar da, tescilin verdiği tüm hak ve yetkileri kullanmaya devam ediyor... Özellikle mevsimlik, belli dönemlerde tüketilen ürünlerde, mağdur olan tarafın hakkını ispat için girdiği hukuksal mücadele, işin aciliyetine cevap veremeye biliyor. Hatırlanacağı üzere, geçmiş yıllarda ithal plastik yılbaşı çamının tasarım olarak tescil ettirilmesi ve yılbaşından kısa süre önce piyasada rakip işyerlerinden toplatma yoluna gidilmesi gazetelere yansımıştı. Bu durum kara mizah olacak kadar mevzuata aykırı... Ancak beyan esası üzerine tescil yapan, itiraz olmadıkça da, prosedürün tamamlanması ile birlikte  tasarım hakkı sahibi gibi davranan kimseye belge veren bir tescil sisteminde, böyle vukuatların olması kaçınılmaz!

Rakiplerinin üzerine giden tasarım hakkı sahibi aleyhine, mağdur olan taraf hükümsüzlük davası açabilir. Mahkemeden ihtiyati tedbir yoluyla, dava sonuna kadar tasarım tescil belgesi sahibinin, haksız aldığına inandığı belgeden doğan haklarını kullanmasının durdurulmasını talep edebilir. Ancak End.Tas. KHK/556  m.17 “Tasarımın kullanılması hak ve yetkileri münhasıran tasarım hakkı sahibinindir. Üçüncü kişiler, tasarım hakkı sahibinin izni olmadan koruma kapsamındaki tasarlanan veya tasarımın uygulandığı bir ürünü üretemez, piyasaya sunamaz, satamaz, sözleşme yapmak için icapta bulunamaz, ithal edemez, ticari amaçlı kullanamaz veya bu amaçlarla elde bulunduramaz.”  uyarınca böyle bir tedbirin verilmesi kolay değildir.  Dava devam ederken, elindeki tasarım tescil belgesinin verdiği hak ve yetkileri, tasarım sahibi tekrar tekrar kullanabilir. Ta ki, hükümsüzlüğüne karar verilinceye kadar.

 

Yargıtay HD 11   Esas : 2002/011566   Karar: 2003/003612   Tarih: 14.04.2003 sayılı kararında özetle;

 

* ENDÜSTRİYEL TASARIM TESCİL BELGESİNİN İPTALİ VE HAKSIZ REKABETİN ÖNLENMESİ İSTEMİ 

 

 

Davalı tasarımlarım, asıl ve birleşen davalardan önce tescil ettirdiğine; tescilli endüstriyel tasarım sahibi bu tesciller hükümsüz kılınmadıkça tasarımım kullanabileceğine göre, davalının, mahkemece iptal tarihine kadar, tescilli ve geçerli marka ve tasarımını kullanması haksız rekabet oluşturmaz.

 

(554 s. KHK. m. 43)

 

..............

2- Dava, Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesinin iptali ve haksız rekabetin önlenilmesi istemine ilişkindir. Tescilli endüstriyel tasarım sahibi, bu tesciller hükümsüz kılınmadıkça tasarımını kullanabilir. Asıl dava, 11.12.1997 ve birleşen dava ise, 16.4.1998 tarihinde açılmış, davalı tasarımlarını, 21.10.1996 ve 21.3.1996 tarihlerinde tescil ettirmiştir. Bu bakımdan, davalı nın mahkemece iptal tarihine kadar, tescilli ve geçerli marka ve tasarımını kullanması haksız rekabet oluşturmadığından, bu şekilde faaliyetinin davacı tasarımına tecavüz ve haksız eylem olarak nitelendirilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir.

 

Sonuç: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı yararına (BOZULMASINA), ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 14.4.2003 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 

 

Kaynak=YKD Haziran 2004 Sayfa: 889

 

(C) 2000, Corpus, CD-Medya

 

Bu tür bir haksız eylem “işletmenin intihar teşebbüsü” olarak nitelendirilmektedir. Ancak, her türlü zararın kaydi olarak ispat edilebilmesi halinde bu mümkün. Ticaretinin büyük kısmı kayıt dışı bir ülke ekonomisinde, gerçek zararın ispatı her zaman mümkün olamayacaktır. Görüldüğü gibi, sistem bir bütün... Bütün taşları yerine oturmuş olacak ki, işleyiş sağlıklı olsun... Ekonomisi kayıt dışı bir ülkede hukuk düzeni ne kadar oluşturulabilir?

Oysa, haksız tasarım tescil belgesi hükümsüz kılındığında, ticareti engellenen rakip firmanın açacağı maddi ve manevi tazminat davalarında, gerçek zarar ispat edildiğinde, haksız tasarımın sahibi ettiğine pişman olacaktır elbette... Ama bunun için, az önce de temas edildiği gibi, ticaretin bütünüyle kaydi olması ve zararın tam olarak ispat edilebilmesi gerekiyor...

 

Yargıtay 11. Hukuk Dairesi konuya ilişkin içtihadında;

HD 11, 17.02.2003 Tarih ve E: 2002/008528, K: 2003/001075,sayılı içtihadında;

 

“Dava, Endüstriyel Tasarım Tescil Belgesi ile tescilli tasarımın izinsiz olarak kullanılması nedeniyle haksız tecavüzün önlenmesi, maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Dava konusu Endüstriyel Tasarım belgesinin davacı adına tescil edildiği tartışmasızdır. Mahkemece, davanın, A.... Tarım Makineleri San ve Tic Aş tarafından açılan, davacı şirket adına tescilli tasarım belgesinin hükümsüzlüğü davası olmadığı gözetilerek, iddiaların 554 sayılı Endüstriyel Tasarımların Korunması Hakkındaki Kanun Hükmünde Kararnamenin 12,17,48,49 ve diğer ilgili hükümleri kapsamında değerlendirilmesi ve davalı eyleminin davacı tasarımına tecavüz niteliğinde olup olmadığının incelenmesi gerekirdi.”

 

Şeklinde içtihat etmiştir.

Demek ki, tasarım hakkı sahibi olarak  aleyhe açılacak bir davada, şartları varsa en iyi savunma, hükümsüzlük davası şeklinde olmalıdır. Bu durumda, hukuk mahkemesinin hükümsüzlük davası sonucunu bekletici mesele yapması veya hukuki ve fiili irtibat nedeniyle iki davayı birleştirmesi gerekecektir. Bunun özellikle talep edilmesi de, yerinde bir davranış olur.

 

Yargıtay HD 11, E: 2002/000167, K: 2002/003007,sayılı ve 02.04.2002 Tarihli kararında özetle:

 

“554 sayılı KHK'nin 5 nci ve izleyen maddeleri ile 43 ncü maddesi uyarınca taraflara ait emtia üzerinde karşılaştırmalı inceleme yapılması ve "Yenilik" ve "ayırdedicilik" unsurlarını taşımadığı gerekçesi ile tasarım tescilinin hükümsüzlüğünün tesciline ilişkin bu davada, TPE'den dava konusu endüstriyel tasarım tesciline ait dosyanın getirtilmesi, tasarım tesciline esas alınan teknik ve diğer belgeler ile taraf iddia ve delilleri birlikte tartışılıp değerlendirilmeli, sonucuna göre hüküm kurulmalıdır.” Şeklindeki içtihadı ile hükümsüzlük davasının usulü açıklanmıştır. 

 

İçtihatta görüldüğü üzere, ayrı bir hükümsüzlük davası açılmadan, tasarım hakkı sahibinin açtığı davada, tasarım sahibinin, kriterleri karşılamaması nedeniyle tasarım tesciline hak kazanamayacağı savunması ile sonuç almak mümkün görülmemektedir.

Bu nedenle, başlığımıza dönecek olursak, evet.... Haksız da olsa elinde tasarım tescil belgesi bulunan, rakiplerine karşı en azından başlangıçta bir kaç adım öndedir. Ancak, izah edilmeye çalışıldığı üzere, işin sonun nereye varacağı, ancak uzun yargılama sürecinden sonra belli olacaktır.  Yargılama sonunda tasarım tescilinin hükümsüzlüğüne karar verildiğinde, tasarım sahibinin işletmesinin ekonomik olarak yıkımına sebep olabilecek maddi ve manevi tazminat talepleri söz konusu olabilecektir. Ancak, bade harabel basra... Buradaki harap oluş, hem elindeki haksız tasarım belgesi ile rakip firmalara hücum eden için, hem de mağdur taraf için söz konusu olabilmektedir. Savunma ve saldırı silahları eşit değildir. Saldıran taraf çoğu zaman mağdur tarafı köşeye sıkıştırıp, sulh sözleşmesi yapma yoluna gitmekte, konuyu iyi bilmeyen taraf da bu oyuna gelmektedir. Hükümsüzlük davası, tasarım tescil belgesi süresince (en çok 25 yıl geçerli)  ve sürenin dolmasından sonra da iki yıl süreyle açılabilmektedir. Bu husus gözden kaçırılmamalıdır. Çözüm olarak, tescil belgesi sahibi mal toplatmaya kalkıştığında, toplatacağı malın bedeli ile orantılı bir  teminatın alınmasından, sonra toplatma kararı verilmesi üzerinde durulmalıdır. Sonuç olarak, başlığa dönecek olursak, haksız da olsa elinde tasarım tescil belgesi sahibi olan, rakiplerine karşı bir kaç adım önde gözüküyor. Ancak, toplatmadan sonra, çetin bir hukuki yargılama süreci, tasarım hakkı sahibi olmadığı halde, tasarım tescil belgesi alarak, bunu rakiplerine karşı kullanan kişiyi beklemektedir....

reklam

Reklam

 

Reklam

 

Yeni Sayfa 1